Tıbbi uygulama hatası iddiaları; tanı, tedavi, izlem veya girişim sürecinde standart tıbbi uygulamadan sapma olduğu ve bunun zararla ilişkili olabileceği iddiasına dayanır. Literatürde malpraktis kavramı, hekimin standart uygulamayı yapmaması / beceri eksikliği / tedavi vermemesi sonucu zarar doğması çerçevesinde tanımlanır; ayrıca komplikasyondan ayrımı vurgulanır.
Uzman mütalaası ne sağlar?
Uzman mütalaası; dosyadaki tıbbi süreci, kayıtları ve tıbbi standartları dikkate alarak teknik sorulara yanıt verir. HMK m.293 uyarınca taraflar dava konusu olayla ilgili bilimsel mütalaa alabilir; ceza yargılamasında da CMK m.67/6 bu imkânı açıkça düzenler.

Kime hizmet verilir?
Tıbbi uygulama hatası iddialarında uzman mütalaası hizmeti, dosyanın niteliğine göre hem hasta/vekili hem de hekim–sağlık kuruluşu/vekili açısından talep edilebilir. Ceza yargılamasında ise CMK m.67/6; Cumhuriyet savcısı, katılan/vekili, şüpheli veya sanık/müdafi dâhil ilgililerin, yargılama konusu olayla ilgili veya bilirkişi raporu hakkında bilimsel mütalaa alabileceğini açıkça belirtir.
Hukuk davasında dilekçe aşamasında uzman görüşünün yeri
Uzman görüşü, uygulamada yalnızca “sonradan itiraz aracı” değil; dilekçelerdeki teknik/hukuki açıklamaları güçlendiren bir ek olarak da ele alınır ve mahkemece değerlendirilmesi gerektiği belirtilir. Bu, özellikle dava dilekçesindeki talebin çerçevesi veya ilk savunma/cevap dilekçesinin kurgusu belirlenirken teknik zeminin net kurulmasını pratikte değerli kılar.
Ayrıca yargı kararlarında, uzman görüşünün “teknik anlamda bir delil” olmaktan ziyade, sunan taraf açısından yazılı belgeye bağlı beyan niteliğinde görüldüğü ve uzman görüşünde yer alan maddi vakıaların, dilekçede ileri sürülen vakıalar benzeri şekilde taraf açısından bağlayıcı etkisinin olabileceği yönünde değerlendirmeler yer almaktadır.
Bu nedenle, uzman görüşünün erken aşamada alınması, iddia veya savunmanın teknik temelini gereksiz risk almadan kurmaya yardımcı olur.
Örnek teknik soru başlıkları
Uygulanan tanı–tedavi–izlem yaklaşımı, olay tarihindeki kabul gören tıbbi standartlarla uyumlu mu?
Olası komplikasyon ile önlenebilir hata ayrımı tıbbi kayıtlarla kurulabiliyor mu?
Aydınlatma, onam, kayıt düzeni ve hasta bilgilendirme süreci dosya üzerinden teknik olarak değerlendirilebilir mi? (Hasta hakları çerçevesi)
İddia edilen zarar ile tıbbi süreç arasında nedensellik değerlendirmesi için dosyada hangi veri var/yok?
Mevcut bilirkişi raporunda yöntem/varsayım/eksiklik açısından teknik tutarlılık var mı? (Gerekirse rapor eleştirisi)
İşleyiş
1) Ön değerlendirme (kısa dosya taraması): Soruların raporlanabilirliği ve eksik materyal ihtiyacı belirlenir.
Ön inceleme neden kritik?
Bu alanda “rapor yazmak” çoğu zaman en kolay kısım; asıl kritik olan, raporun hangi soruya cevap vereceğinin ve hangi materyalle cevaplanabileceğinin baştan doğru kurulmasıdır. Ön incelemenin amacı; dosyanın raporlanabilirliğini, eksik kayıtların neler olduğunu, soru setinin sınırlarını ve gerekli ek belgeleri netleştirmektir. (Kötü soru setiyle iyi rapor yazmak, kötü bir reçeteyle iyi tedavi yapmak gibi: teoride mümkün, pratikte hırpalayıcı.)
2) Soru setinin netleştirilmesi: “Ne oldu?” yerine, doğrudan teknik yanıt üretilebilir sorular hedeflenir.
3) Dosya incelemesi ve tıbbi analiz: Kayıtlar, zaman çizelgesi ve kritik karar noktaları üzerinden değerlendirme yapılır.
4) Yazılı uzman mütalaası: Bulgular, dayanaklar, sınırlılıklar ve sonuçlar açık biçimde raporlanır.
Ön değerlendirme için genellikle gerekli olanlar
Talep yazısı ve yanıtlanması istenen sorular
Sağlık kayıtları (epikriz, muayene notları, hemşire gözlem formları, order/ilaç çizelgeleri, ameliyat/anestezi kayıtları vb.)
Tetkik sonuçları (laboratuvar, görüntüleme, konsültasyonlar)
Varsa önceki bilirkişi raporları ve itiraz dilekçeleri
Olayın kısa kronolojisi (tarih–saat bazında)
İddialar – cevaplar
Eksik kayıtlar varsa bu durum raporda sınırlılık olarak açıkça belirtilir.
DANIŞMANLIK VE MÜTALAA TALEPLERİ İÇİN