Bilirkişilik ve Uzman Mütalaası
Yargısal süreçlerde bazı sorular, yalnızca hukuk bilgisiyle değil; özel/teknik uzmanlık ile cevaplanabilir. Bu noktada iki kavram öne çıkar: bilirkişilik (yargı mercii tarafından görevlendirme) ve uzman görüşü/uzman mütalaası (tarafların uzmanından bilimsel mütalaa alması). HMK, çözümü hukuk dışında özel/teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulabileceğini düzenler.
Bilirkişilik mi, Uzman Mütalaası mı?
Bilirkişilik, mahkemenin/merciin özel veya teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişinin oy ve görüşüne başvurmasıdır; genel hukuk bilgisiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye gidilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.
Uzman mütalaası ise, tarafların (ve ceza yargılamasında ilgili kişilerin) yargılama konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilmesidir. HMK m.293

Uzman mütalaası nedir?
Uzman mütalaası (HMK’daki adıyla “uzman görüşü”), dava konusu olayın aydınlatılmasına katkı sağlamak üzere, tarafların uzmanından bilimsel mütalaa alabilmesidir. HMK m.293/1
Ceza yargılamasında da Cumhuriyet savcısı, katılan, şüpheli/sanık ve bunların vekil/müdafileri; yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. CMK m.67/6
Uzman mütalaası ne değildir?
Uzman mütalaası, “hukuki nitelendirme” yapmak için değil; teknik/özel bilgi gerektiren soruyu bilimsel yöntemle açıklamak içindir. Bilirkişinin (dolayısıyla teknik raporun) hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapamayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Hangi durumlarda özellikle faydalıdır?
Uzman mütalaası en çok şu iki durumda işlevseldir: Birincisi, dosyada teknik bir tartışma vardır ve bunun anlaşılır biçimde ortaya konması gerekir. İkincisi, mevcut bir bilirkişi raporu vardır; raporun dayanağı, yöntemi, sınırlılıkları veya teknik tutarlılığı hakkında bilimsel değerlendirme gerekir. CMK m.67/6 bu ikinci ihtimali açıkça kapsar.
İşleyiş
1) Ön değerlendirme: İncelemenin sağlıklı yapılabilmesi için önce iki konu netleştirilir: (i) teknik soru/sorular, (ii) mevcut materyalin bu soruları yanıtlamaya elverişliliği (Dosyada “soru” net değilse, rapor da net olamaz; bu kuralın istisnası yok.)
2) Soruların belirlenmesi: HMK m.293 çerçevesinde uzman görüşü “dava konusu olayla ilgili” bilimsel mütalaadır; bu nedenle sorular, olayın teknik yönünü hedeflemelidir.
3) Materyal teslimi ve inceleme: Mevcut dosyaya göre değişmekle birlikte genellikle şu üç grup materyal raporu belirler: olayın resmi kayıtları (tutanak/raporlar), görsel-belgesel materyal (fotoğraf, görüntü, belge örnekleri), tıbbi belgeler ve laboratuvar sonuçları. Gerekli belgeler ayrıca her bir rapor türü için ilgili başlıklarda ayrıntılı olarak tarif edilmiştir.
4) Yazılı rapor: Rapor; kullanılan materyali, yöntemi, bulguları, tartışmayı ve sonucu açık biçimde içerir. Ceza yargılaması açısından, bilirkişi raporunda hâkimin yapacağı hukuki değerlendirmelerde bulunulamayacağı ayrıca düzenlenmiştir. CMK m.67/3
Uzman mütalaası talebi
En hızlı ve sağlıklı ilerleyen başvurular, şu üç şeyi açık şekilde içerir:
- Konu başlığı (hangi teknik alan?)
- Yanıtlanması istenen sorular (mümkünse numaralı ve kısa)
- Mevcut materyal listesi (hangi evrak var/yok)
Bu üçlü netse, ön değerlendirme de net olur.
Gizlilik ve veri güvenliği
Bilirkişilik faaliyetinde bilgi ve belgelerin gizliliğinin sağlanması ve bu yükümlülüğün görevin bitiminden sonra da devam etmesi açıkça düzenlenmiştir.
Uzman mütalaası sürecinde de dosya içeriği, yalnızca inceleme amacıyla kullanılır ve gizlilik esas alınır.
Yasal dayanak
Uzman mütalaasının açık dayanağı HMK m.293’tür.
Ceza yargılamasında uzmanından bilimsel mütalaa alınabilmesi CMK m.67/6’da düzenlenmiştir; ayrıca bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine ilişkin hüküm CMK m.68/3’te yer alır.